Gerçekten O Kadar Acıyor mu?

Gerçekten O Kadar Acıyor mu?

Beklentilerimiz; sınavda alacağımız nottan, ilaç tedavisine nasıl tepki vereceğimize, karşılaştığımız acıyı hissetme derecemize kadar her şeyi etkiler. Hatta Bilim Gösterilerimizde ve Bilim Atölyelerimizde ne kadar eğleneceğinize de etki eder.

Amsterdam Üniversitesi’nde nörolog olarak görev yapmakta olan Marieke Jepma ve ekibinin yaptığı deneysel çalışma gösteriyor ki; acının şiddetiyle ilgili tahminlerimiz beynimizin ona nasıl tepki göstereceğini değiştiriyor. Örneğin elinize batacak bir iğnenin canınızı çok acıtacağını düşünürseniz, çok acıtacaktır ve aynı şekilde daha düşük bir acı beklentiniz var ise duyacağınız acı da daha az olacaktır.

Deney sırasında Jepma ve ekibine 62 tane gönüllü yardımcı oldu. Gönüllülerde acı hissi oluşturmak için ısı veren elektrotlar kollarına ve bacaklarına bağlandı. Elektrotların ulaşabildiği en yüksek sıcaklık seviyesi ise 49 ˚C’dir. Tüm işlemler sırasında gönüllülerin beyinleri bir Manyetik Rezonans Görüntüleme Cihazı (MR) ile izlendi. Katılımcılara karşılaşacakları acının yüksek veya düşük olacağına dairi fikir veren şekiller gösterildi. Ardında ne kadar acı beklediklerini 1’den 100’e kadar derecelendirmeleri istendi. Daha sonra eletrotlar ısıtıldı ve ne kadar acı hissetikleri soruldu.

Yüksek ısıyı çağrıştıran bir şekil gördükten sonra hissettikleri acıyı yüksek rakamlarla derecelendirirken düşük ısıyı çağrıştıran bir şekil, duydukları acıyı düşük olarak derecelendirmelerini sağladı. Ve MR cihazında görülenler de söylenenlerle aynı doğrultudaydı. Halbuki her seferinde katılımcılara verilen ısı seviyesi aynıydı. Yani hissedilen acı da aynı olmalıydı fakat katılımcılar acılarını beklentileri doğrultusunda derecelendirdiler.

İkinci bir çalışmada elektrotların ısısı ile oynandı ve katılımcılara alakalı veya alakasız işaretler gösterildi. Örneğin düşük acı çağrıştıran bir işaret gösterildi ve yüksek ısı verildi ya da yüksek acı işaretinin ardından çok sıcak bir elektrotla karşılaştılar. Her seferinde; elektrotlar ısıtılmadan önce katılımcılara işaretler gösterildi ve ne kadar acı bekledikleri soruldu. Duydukları acı bekledikleri ile eşleştiyse daha sonraki acı hakkında doğru tahminde bulunabildiler ama karşılaştıkları acı tahminlerindekinden daha düşük çıktıysa; hiç öğrenemeyerek bir sonrakini gene yüksek beklediler.

Bu noktada Jepma doğrulama sapması adı verilen bir kavramdan söz ediyor. Bu kavrama göre ; insanlar inandıkları şeyler doğrultusunda olan ve eskiden karşılaştıklarını destekleyen durumlarda çabuk öğrenirken, desteklemeyenleri ise yok sayma eğilimi gösteriyorlar. Beklentilerimize uyanlara inanıp onları hatırlamayı ve uymayanları yok saymayı istiyoruz. Ve bu sadece acıyla alakalı bir kavram değil, tüm davranışlarımıza yansıyor.

Acı elbette gerçek ve sadece beynimizin içinde oluşan bir şeyden ibaret değil. Beden acıyla çok önemli mesajlar veriyor ve en güçlü zihinler bile bedensel acıyı tamamen silemez. Buradaki önemli nokta ; insanların gerçek acılarını abartmalarının bir fayda sağlamayacağını görmek diye ekliyor Jepma.

Bilim her geçen gün nasıl yeni şeyler katarak ilerliyorsa biz de ;Deney Bilim Eğitim ve Organizasyon olarak Bilim Gösterilerimize ve Bilim Atölyelerimize yeni deneyler eklemeye devam ediyoruz. Çalışmalarımıza göz atmayı unutmayın…